| Tez Türü | Doktora |
| Ülke | Türkiye |
| Üniversite | Karabük Üniversitesi |
| Enstitü | Lisansüstü Eğitim Enstitüsü |
| Anabilim Dalı | İngiliz Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı |
| Tez Onay Yılı | 2025 |
| Öğrenci Adı ve Soyadı | Tuba AYDAN |
| Tez Danışmanı | PROF. ABDUL SERDAR ÖZTÜRK |
| Türkçe Özet | Evrensel gerçeklerin veya yol gösterici değerlerin olmadığı postmodern çağda, bireyler arasındaki inanç eksikliği, şüphecilik ve görelilik, dünyaların ve kimliklerin derin bir yönelim bozukluğu ve parçalanmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda, bireylerin bilinçli seçimler yaparak yaşamlarına yön vermeleri, sorumluluk alarak anlam yaratmaları kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu tez, Viktor Frankl'ın Logoterapisi ışığında Derek Walcott, Carol Ann Duffy ve Paul Muldoon'un şiirlerinde anlam arayışını ele almaktadır. Çalışma, bu şairlerin anlamı keşfetme sürecinde yaratıcılık, deneyimler ve bireysel tutum gibi üç temel yolu nasıl benimsediğini incelemektedir. Şairler, kendi tarihsel ve kültürel birikimlerinden beslenerek şiiri bir ifade aracı olarak kullanmakta, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde anlamı sorgulamaktadır. Walcott'un şiirleri sömürge sonrası mücadeleleri ve kültürel kimliği yansıtırken, Duffy'nin eserleri sevginin ve kişisel deneyimlerin dönüştürücü gücünü ön plana çıkarmaktadır. Öte yandan, Muldoon'un postmodern üslubu, yaratıcı ifadeyi anlam yaratmanın bir yolu olarak benimsemektedir. Bu çalışma, söz konusu şairlerin sanatlarını bireysel ve kolektif acıyı keşfetmek için nasıl kullandıklarını ve insanın anlam arayışına dair derin içgörüler sunduklarını göstermektedir. Tez, şairlerin çalışmalarını Logoterapi'nin yolları merceğinden analiz ederek, şiirin çağdaş toplumdaki varoluşsal sorularla yüzleşmedeki kalıcı önemini vurgular. |
| İlgilizce Özet | In a postmodern era with no universal truths or guiding values, lack of faith, scepticism, and relativism among individuals all lead to profound disorientation and fragmentation of worlds and identities in severe forms. As a result, individuals in the twenty-first century are compelled to take personal responsibility and exercise their freedom to create meaning in an otherwise absurd world through intentional choices and interactions. This dissertation explores the search for meaning in the poetry of Derek Walcott, Carol Ann Duffy, and Paul Muldoon through the ideas of Viktor Frankl's Logotherapy. The emphasis lies on how their efforts delve into the triad of pathways that lead to the exploration of meaning – encompassing creativity, experiences, and personal attitude. Each poet draws upon their unique cultural and historical background, using poetry to confront life's challenges and search for purpose in the face of it all. Walcott's work reflects postcolonial struggles and cultural identity; Duffy's poetry emphasizes the transformative power of love and personal experience, while Muldoon's postmodern style embraces creative expression to create meaning. The study demonstrates how these poets employ their craft to explore individual and collective suffering, offering deep insights into the human quest for meaning. By analysing their work through the lens of Logotherapy's pathways, this dissertation underscores the enduring relevance of poetry in confronting existential questions in contemporary society. |