Prevalence of Attention Deficit Hyperactivity Disorder and Comorbid Disruptive Behavior Disorders Among School Age Children in Trabzon   
Yazarlar (5)
Neyir Gül
Ahmet Tiryaki
Karadeniz Teknik Üniversitesi, Türkiye
Sadriye Ebru Çengel Kültür
Hacettepe Üniversitesi, Türkiye
M Topbaş
İsmail Ak
Karadeniz Teknik Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale
Makale Alt Türü SSCI, AHCI, SCI, SCI-Exp dergilerinde yayınlanan tam makale
Dergi Adı Klinik Psikofarmakoloji Bülteni
Dergi ISSN 1017-7833
Dergi Tarandığı Indeksler SCI-Expanded
Makale Dili Türkçe
Basım Tarihi 01-2010
Cilt No 20
Sayı 1
Sayfalar 50 / 56
DOI Numarası 10.1080/10177833.2010.11790634
Makale Linki http://dx.doi.org/10.1080/10177833.2010.11790634
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı Trabzon ilinde ilköğretim çağı çocuklarında Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) ve ona eşlik eden Yıkıcı Davranış Bozuklukları’nın (YDB) yaygınlığını incelemektir.Yöntem: Çalışmada 6-12 yaş aralığındaki ilkokul öğrencilerinde (n=1126) DSM-IV tanı ölçütlerine göre DEHB ve YDB tanılarının konulması amacı ile Turgay’ın Çocuk ve Ergenlerde Davranım Bozuklukları için DSM-IV’e Dayalı Tarama Ölçeği kullanılmıştır.Bulgular: DEHB yaygınlığı %8.6 (n=97) ve alt tip dağılımları dikkat eksikliği %1.6 (n=18), hiperaktif/ dürtüsel tip %6 (n=69) ve kombine %0.9 (n=10) olarak sıralanmıştır. Erkek kız oranı DEHB’nin tüm alt tipleri için 3.5/1 olarak bulunmuştur. Örneklemde diğer YDB yaygınlığı %18.6 (n=209)’dır. Karşıt Gelme-Karşı Olma Bozukluğu’nun (KG-KOB) yaygınlığı %14.1 (n=159) ve Davranım Bozukluğu’nunki (DB) %4.4 (n=50) olarak belirlenmiştir. DEHB olan olgularda KG-KOB’nin sıklığı %57.5 (n=56)ve DB’nin sıklığı %20.6 (n=20)’dır.Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları DEHB yaygınlığının, erkek baskınlığının ve eşlik eden YDB sıklığının kültürler arasında anlamlı bir farklılık göstermediği görüşünü desteklemektedir. Öte yandan hiperaktif/ dürtüsel alt tipin dağılımı literatürde sunulan oranlardan farklılık göstermektedir. Bu farkın Türk toplumunda çocuğa yönelik yaşa bağlı tutumlar, yaklaşım örüntüleri ve beklentilerle ilişkili kültürel farklarla şekilllenebileceği değerlendirilmiştir. Bu noktanın kültürel farklara odaklanan ileri çalışmalarla açıklanması önerilmektedir
Anahtar Kelimeler